Böbrek Nakli

Böbrek TV

Damar Yolu Videoları
Böbrek Nakli Videoları

yorum

 

İletişim Formu

Hastalarımızdan Gelen

Başarı oranlarında ilk sıradayız

En büyük heyecanımız nakil sonrası yüksek başarı oranımızdır.Yazının Devamı

Ameliyat tekniğinde öncüyüz

Böbrek vericilerine kameralı teknik ile ameliyat yaparak hızla iyileşmelerini sağlarken...Yazının Devamı

Nakil sonrası takipte iddalıyız

Böbrek nakli yapmaktan belki de daha önemlisi etkin bir takip programı ile nakil sonrası böbreğin çok daha uzun yıllar çalışmasını sağlamaktır.Yazının Devamı

Nakil olmak için paraya ihtiyaç yok

Merkezimizde böbrek nakli olac ak hastalardan hazırlık, ameliyat...Yazının Devamı

facebook_icon

Şahin AYDEMİR/2 Nakil, 3 Hayat

Sene 1985.

ŞAHİN AYDEMİRGencecik bir delikanlıyım. Hayallerimi gerçekleştirmemdeki en büyük engeli aşmışım. Hava Harp okulunu kazandım. Artık pilot olmam hayal değildi. Mülakatı verdim. Sıra sporda. Zıpkın gibi delikanlıyım 100 metreyi 17 saniyede koşuyorum, hiç durmadan 50 mekik, 10 şınav çekiyorum ve stadın etrafını hiç durmadan 4 tur koşabiliyorum. Sporu geçtikten sonra sıra sağlık muayenelerine geldi. Kendimden de çok eminim. En önemli olan gözü geçtim ve bu iş tamam dedim. Sonra baktım rapor kağıdıma bir not düşmüşler idrar kısmına. Heyete girdim ve bana hastasın sen pilot olamazsın dediler. Deli olmalıydı bu heyet. Ya da bunlar doktor değildi. Hasta bir insan nasıl 1600 metre koşar diye düşünmüştüm. Mümkün değildi ama sonuçta elendim ve evime geri döndüm.

Böbrek protein kaçırıyormuş. Ne demekse onuda bilmiyorum. Sonra üniversiteyi kazandım. İzmir de okuyacaktım. Hiçbir rahatsızlığım yoktu ama yine de babamla gittik doktora. Doktor 6 ay tuzsuz ve proteinsiz perhiz yapmamı, İzmir’e de gitmememi söyledi. Artık bu fırsatı da kaçıramazdım. Çünkü hasta değildim ki, doktorlar çok fazla büyütüyorlardı bence. Babamı razı edip gittim İzmir’e. Hayatımın en kötü kararıydı bu. Yıllar geçtikçe biraz biraz kötüleşmeye başladım. Gözlerim, ayaklarım şişmeye başladı. Çok halsizdim. 1988 yılına kadar sürdü bu durum. Ancak 3 sene dayanabildi o zımba vücut. Sonra bitmeyecek olan hastane günleri başladı. Hayatımın en kötü günleri. Anlatılacak gibi değil, yatalak 35 gün.

 

Aslında şanslı bir insanımdır. Her zaman şansım yaver gitmiştir. Hastanede de şansım yaver gitti. Diyaliz denen şeyle ilk o zaman karşılaştım. Sadece 3.5 ay girdim diyalize. Garip bir şeydi. Rahatlatıyordu beni ama uyum sağlamam zor oldu biraz. Sürekli kusuyordum, tansiyonum düşüyordu ve çıktıktan sonra kaşınıyordu her yerim. Şansımıza orda da iy doktorlar denk geldi karşımıza.Böbrek nakli olmamız gerektiğini adeta kafamıza çaktılar. Cesaretliydik; babamda, bende. O ana kadar Ege Üniversitesi Hastanesin de hiç canlı nakil yapılmamıştı. Sadece kadavradan 1 nakil yapmışlardı. Bizden önce kimse cesaret edememişti. Biz kararımızı verdik ve 26 Ekim 1988 yılında naklimizi olduk. Çok başarılı bir ameliyat ve çok ihtimamlı bir bakımla eski günlerime geri döndüm. Aynen zımba gibiyim , eskisi gibi. Yine deliler gibi koşabiliyorum.Hatta Avrasya maratonuna katılmayı düşündüm propaganda amaçlı ama doktorlar vazgeçirdiler.

 

Bu mutlu yaşam 11 yıl sürdü. Mesleğimden dolayı şantiye ortamında kötü beslenme ve sağlıksız ortam sebebiyle ayrıca yetersiz tıbbi takip sebebiyle (benim tahminim) böbreğimi kaybettim. Tekrar diyaliz günlerine geri döndüm. İlk diyalizim 3,5 ay sürmüştü,çok fazla bir şey anlamamıştım. Halbuki yıllar geçtikçe yıprattığını yılları geçirdiğimde anladım. 1999 yılında tekrar diyalize başladım. Ama aynı zamanda bir süre sonra nakil işlemlerine başladım. (Çapa’ da) Çapa’ da işlemler hem yavaş, hem de uzun sürüyordu. 6-7 ayın sonunda her şey yolunda giderken bu sürede Hepatit-C’ ye yakalandığımı ve nakil olamayacağımı söylediler. 2. bir yıkım oldu benim için. Nakil için çok kararlı olduğum için hepatit-C tedavisine başladım.

 

O zamanlar Intron-A diye bir ilaç başladı doktor bana. Her gün 1 iğne oluyordum. 26 yıllık hastalık hayatımda bu kadar yan etkili bir ilaç görmedim. Doktorun yanlış bir tedavii ile bana günlük doz verdiğini sonradan öğrendim. Bu ilaca en fazla 2,5 ay dayanabildim. Sürekli grip hali, mide bulantısı, ateş. Her gün böyle. Vücut çok bitkin düştü ve bu sürenin sonunda akciğer tüberkülozuna yakalandım. 1 yılda tüberküloz ile uğraştım. Çünkü kararlıydım nakil olmaya o güzel günleri, sağlıklı günleri özlüyordum. Tüberkülozu da atlatınca tekrar hepatit-C tedavisine yeni bir ilaçla başladım. Bu süreç negatif – pozitif derken uzun bir süreç oldu. Bir türlü nakil olabilecek seviyeye gelemedim. Bir taraftan da araştırma yapıyordum. Bu işte kim daha iyi, daha başarılı. Bu kadar badireden sonra nakil olayında sorun yaşamak istemiyordum. Gerek doktorlardan, gerek hastalardan, basından öğrendiğim kadarıyla Dr. Barış Akın’ ın bu konuda başarılı olduğunu öğrendim. 2010 yılında Internatınol Hospital Hastanesi organ nakli bölümüne ablam ile müracat ettim. Barış Bey’ le tanıştık. Gencecik bir doktor, temiz yüzlü, güven verici birisi. Ben daha yaşlı bir doktor bekliyordum.

 

Tecrübeli bir hasta olarak diyebilirim ki; hastalıkta en önemli şey, doktoruna güvenebilmek. Ve kendini ona teslim edebilmek. Ben Barış Bey’ e güvendim ve kendimi ona teslim ettim. Ancak Hepatit-C yine engeldi. HCV RNA pozitif çıktı yine.

 

Barış Bey’ le görüştükten sonra tekrar 1 yıllık Hepatit-C tedavisine başladım. 1 Yıl sonra negatif oldu ve zaman kaybetmeden nakil işlemlerine başladım. Bu arada Barış Bey JFK’ ya geçtiği için bende Barış Bey sebebi ile orda nakil olma kararı aldım.

Bu 1 yıl içinde diyalizde birçok olumsuzluklar yaşadım. 10 yıl olmuştu ve benim kolumda problemler başlamıştı. Kolumda damarlarda tıkanmalar başladı. Fistülüm çok genişledi ve rahatsızlık vermeye başladı. Kolum şişti ve günlerce-gecelerce ağrıdı. Diyalizde artık zorluklar yaşamaya başladım. Eskisi kadar rahat değildim. Fistül son demine gelmişti artık. Diğer koldan fistül açılması gerekiyordu. Ben buna hazır değildim. Ameliyat olursam buna gerek kalmayacaktı. Barış Bey’ in sayesinde başka bir geçici damar bulunup, idare edildi. Bütün bu sıkıntılardan dolayı kolumda bir takım lekeler (küçük yaralar) oluşmaya başladı. Bunun adı Zona idi. Bir bu eksikti.Stresten, sıkıntıdan oluyormuş. Her zamanki inancımla 15 günde bunu da yendim. Bu arada ablamla ayda bir nakil için kan veriyorduk. PRA (+) çıkıyordu sürekli. 3. ayın sonunda çapraz nakil denedik ama o da olmadı. 4. ayda abim ve ablam birlikte kan verdik. Görüldüki abimim dokuları 6/6 uyum sağlamıştı. Ani bir kararla Barış Bey abimden nakil yapmaya karar verdi. Sağolsun abimde bir an olsun tereddüt etmedi 1 hafta içinde bütün tahliller yapıldı.

Her şey uygundu. 10 yıllık mücadelemin sonu gelmişti ve ben galip gelmiştim. 9 Şubat 2011 sabahı ameliyat oldum. Şu an 2 ay oldu. Biraz şişko oldum ama iyiyim. Artık diyaliz yok, acı yok, tığ gibi iğneler yok. Hayat güzel, bahar geliyor ve ben artık geleceğe umutla bakıyorum…

Sayfa Özeti: Şahin AYDEMİR/2 Nakil, 3 Hayat

Anahtar Kelimeler: